Ömer Faruk Er - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Portalı

Allah'ı Niçin Göremeyiz?

Bizim Allah'ı göremeyişimizin birçok sebebi vardır. Bunları dört madde halinde özetlememiz mümkündür

Allah'ı Niçin Göremeyiz? İlmihal Konuları

Allah'ı Niçin Göremeyiz?

Bizim Allah'ı göremeyişimizin birçok sebebi vardır. Bunları dört madde halinde özetlememiz mümkündür:

  1. Yaratılış kapasitemizin Allah'ı görebilecek bir güçte olmaması,
  2. Benzer ve zıddının olmaması,
  3. Zuhurunun şiddetinden gizlenmesi,
  4. İmtihan dünyasının böyle gerektirmesi.

1. Yaratılış kapasitemizin Allah'ı görebilecek bir güçte olmaması

Allah'ı göremeyiz, çünkü yaratılışımız, buna müsait değildir. Hz. Musa (a.s.) gibi, büyük bir peygamber bile -Allah (c.c.) kendisine bir perde arkasından baktığı halde- O'nu görmeye dayanamamış ve düşüp bayılmıştır.

Biz bu sınırlı kapasitemizle -değil Yaratıcımız olan Allah'ı görebilmek- O'nun yaratmış olduğu varlıkların birçoğunu bile görememekteyiz. Şu içinde yaşadığımız fizik âlemde dahi gördüklerimiz, göremediklerimizin yanında çok cüz'î kalmaktadır. Sınırlı duyularımızla Allah'ın yarattığı kâinatı bile ihata edemezken, onları Yaratan'ı nasıl ihata edebileceğiz?

2. Benzer ve zıddının olmaması

Allah'ı göremeyişimizin ve idrak edemeyişimizin diğer önemli bir sebebi de, Allah'ın benzer ve zıddının olmayışıdır. Biz varlıkta neyi görüyor ve neyi biliyorsak, bu, onların benzerlerinin ve zıtlarının varlığı sebebiyledir. Meselâ, bizler, soğuk olmasaydı, sıcağın, acı olmasaydı tatlının, ışık olmasaydı karanlığın ne demek olduğunu asla bilemezdik. Ve yine biz insanlar, hiç görmediğimiz bir şey bize anlatıldığı zaman anlatana 'yani nasıl, neye benziyor?' gibi sorular yönelterek, anlatılan şeyin mahiyeti hakkında ipuçları elde etmeye çalışırız.

Bütün bunlar gösteriyor ki, insanların eşyayı tanıyabilmesinin iki yolu vardır. Bunlardan birincisi, bilmediğimiz ve görmediğimiz bir şeyi benzerlerinden hareketle tanımaya çalışmak; diğeri ise, daha önce görmediğimiz ve bilmediğimiz bir şeyi zıddından hareket etmek suretiyle anlamaya çalışmaktır.

İşte bunun içindir ki, biz insanların Allah'ı kavrayabilmesi mümkün değildir. Çünkü O'nun varlıkta ne bir benzeri ne de bir zıddı vardır. Nitekim Cenab-ı Hak da kendisini bize İhlâs suresinde böyle tanıtır. Ve başka bir ayette şöyle buyrulur; "Leyse kemislihi şeyun"

3. Zuhurunun şiddetinden gizlenmesi

Allah'ı göremeyiz, çünkü O, zuhurunun şiddetinden gizlenmiştir. Bunun ne demek olduğunu güneş örneğiyle anlamaya çalışalım: Eğer güneşi bütün gökyüzünü kuşatacak, dün¬yanın dört bir yanına ışıklarını verecek derecede büyütmek mümkün olsay¬dı, artık onu görmemiz mümkün olmazdı. Çünkü güneşin sürekliliğiyle, gece ortadan kalkıp her an gündüz olacağı için, güneşin ne olduğunu bilmemiz, ışıktan söz etmemiz de mümkün olmayacaktı. Hem güneş, hem de ışığı zuhurunun şiddetinden (yani varlığını an be an ve yoğun bir biçimde göstermiş olması sebebiyle dikkatlerden kaçıp) gizlenmiş olacaktı.

Tasarrufu dışında bir anın dahi düşünülemeyeceği Allah da, varlığını kâinatta kesintisiz olarak her an, her saniye, hayat, ilim, rahmet, irade ve kudret gibi sıfatlarıyla öyle şiddetli hissettirmektedir ki, varlığı, -gaflet sahiplerinin nazarında- düşünülemez ve hatıra getirilemez oluyor.

4. İmtihan dünyasının böyle gerektirmesi

Allah'ı göremeyişimizin diğer bir önemli sebebi de, bu dünyanın imtihan dünyası olmasıdır. Şayet Allah bizi -mevcut yapımızdan farklı olarak- kendisini görüp seyredebilecek bir kıvamda yaratmış olsaydı, o zaman imtihan sırrı bozulmuş olurdu. Şöyle ki, herkes -O'nu baş gözleriyle göreceği için- istisnasız imana gelirlerdi, o zaman da imtihandan maksat hâsıl olmazdı. Bu tıpkı imtihan yapan bir öğretmenin, soruları sorduktan sonra cevabını yazdırmasına benzerdi. Maksat inananla inanmayanın, iyiyle kötünün ortaya çıkması değil midir? Bu itibarla, Allah, imtihanın gereği olarak kendisini, baş gözlerimizden gizlemiş, ama yarattığı eserlerle, yani kâinat fuarında sergilediği san'at eserleriyle ve de gönderdiği kitap ve peygamberlerle varlığını akıl gözlerimize göstermiştir. O halde -okuyup incelemesi için- önüne serilmiş bulunan eserlere bakıp san'atkârını görebilen ve de bu eserlerin var ediliş gayesini şerheden rehberlere/peygamberlere kulak verenler, imtihanı kazanacak, göremeyen veya görmek istemeyenler ise imtihanı kaybedeceklerdir.

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Tasarım - Yazılım - Sistem: Ömer Faruk Er - Medya İnternet