Ömer Faruk Er - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Portalı

'Allah' Lafzı Celil'inin Anlamı

Allah, varlığı kendinden (Vâcibu'l-vücud) olan ve bütün hamd ve övgülere lâyık bulunan en yüce varlığın adıdır.

'Allah' Lafzı Celil'inin Anlamı İlmihal Konuları

'Allah' Lafzı Celil'inin Anlamı

Allah lafz-ı celîl'iyle ilgili olarak İslâm âlimleri -O'nun kendisini kullarına tanıtmış olduğu beyanları esas alarak- şöyle demişlerdir: Allah, varlığı kendinden (Vâcibu'l-vücud) olan ve bütün hamd ve övgülere lâyık bulunan en yüce varlığın adıdır. Bu tarifteki 'varlığı kendinden olan' kaydı, Allah'ın yokluğunun düşünülemeyeceğini, var olmak için başka bir varlığın desteğine muhtaç olmadığını, dolayısıyla O'nun kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi olduğunu ifade etmektedir. 'Bütün hamd ve övgülere lâyık olan' kaydı ise, kemal ve aşkınlık ifade eden isim ve sıfatlara sahip olduğunu anlatmaktadır. Allah lafz-ı celîl'i İslâmî metinlerde gerçek ma'budun (ibadet edilen varlığın) ve tek yaratıcının özel ismi olarak kullanıla gelmiştir. Bu sebeple bu isim, O'ndan başka bir varlığa ad olarak verilmemiştir. Müslüman milletlerin dilinde de herhangi çoğul bir şekilde kullanılmamıştır.

Allah'a İmanın Anlamı

Kâinatı yaratan, idare eden ve kendisine ibadet edilen tek ve en yüce varlık olan Allah'a iman, iman esaslarının birincisi ve temelidir. Bütün ilahî dinlerde Allah'ın varlığı ve birliği, en önemli inanç esası olmuştur. Çünkü bütün esaslar Allah'a imana ve O'nun birliği esasına dayanmaktadır.

  • Allah'a iman etmenin anlamı;
  • O'nun var ve bir olduğuna,
  • Yüce ve aşkın sıfatlara/vasıflara sahip olduğuna
  • Ve eksiklik ve noksanlığı çağrıştıran her bir niteleme ve benzetmeden uzak bulunduğuna inanmaktır.

Allah'ın (c.c.) bilinmesi yaratılışımızın hedefi ve fıtratımızın gayesidir. "O halde sen, batıl dinlerden uzaklaşarak yüzünü ve özünü, hak din olan İslâm'a yönelt. Yani Allah'ın insanları yaratmasında esas kıldığı o fıtrata uygun hareket et. Allah'ın bu hilkatini kimse değiştiremez. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler, anlamazlar. (Rum, 30/30)

İnsan kendisini yaratan Rabbini tanımak, ona iman ve ibadet etmek için yaratılmıştır. Ayette bu hususa şöyle dikkat çekilmiştir; Ben cinleri ve insanları sırf Beni mabud tanıyıp yalnız Bana ibadet ve kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat, 51/56)

Burada Allah, Allah'tan başka nesneleri şerik sayan insanları ve cinleri uyararak "Ben onları başkalarına kulluk etsinler diye değil, Bana ibadet etsinler diye yarattım." buyuruyor. Bütün kâinatı yarattığı halde onlardan sadece ikisinin ele alınmasının sebebi şudur: Kâinattaki bütün varlıklar Allah'a itaat ve ibadet içindedirler. Fakat irade ve tercih hakkı insanlarla cinlere verilmiştir. Bunların başka nesnelere yönelip şirk koşmalarını önlemek gerekir.

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Tasarım - Yazılım - Sistem: Ömer Faruk Er - Medya İnternet